Şimdi, bi' kere ikisi de birer alışkanlıklar bütününün sonucu olarak görülebilir. En azından bana öyle geliyor. Örneğin, bizzat gidip bir kitabevinden birşeyler seçen insanla KitapYurdu'ndan kitap alan kişi aynı şeyleri hissediyor olamaz. Çünkü birisinin bariz bir ev olma iddiası var, diğeri ise sadece kitapçı olmak konusunda kendisini geliştiriyor. Bir kitabevine gelip de orada bulunan elemanlara falanca kitabı soran, hatta falanca konulu herhangi bir kitap var mı diye soran birine bu işlerin İnternet üzerinden daha kolay yapıldığını anlatmak zordur. Zaten bazı durumlarda anlatmamak da gerekir. Çünkü o kişinin de çok geçerli argümanları vardır, kitaba dokunmak, biraz okumak, o gece o kitabı bitirebileceğini bilmek gibi; ve bu nedenle bu konuşma çok uzayabilir. Hem de bir doğruya ulaşmadan. Dediğimiz gibi bu işler alışkanlık meselesi.
Aynı şehirler arası otobüs firması seçmek gibi; ki onların çoğunda da ev konforunda olma iddiası var. Bu açıdan düşünürsek evinizde göz aşinalığınızın olduğu bir hostes görmek her zaman daha güven verici olsa gerek. Onun size ne vakit ne sunacağını biliyor olmak, ne isteyeceğinize çoktan karar vermiş olmak da cabası. Mola yerleri bile başlı başına bir huzur(suzluk) etkeni. Sürekli aynı otobüs firmasını tercih eder ve bu sebepten sürekli aynı yerde mola verir ve bu sebepten restoran, tuvalet ve dergilerin yerini gözümüz kapalı bulursak bu hepimize ayrı bir rahatlık sunar değil mi? Sunar, sunaaar. Yani şimdi de diyeceğimiz gibi, alışkanlıklara bağlı kalmak rahatlıktır.Zaten olur da daha büyük çaplı rahatlıklarımız rahatsızlık vermeye başlarsa yine bu alışkanlık müesseselerini kullanıyoruz. Okuduğumuz yazar, tür sıktıysa gidip kitabevinden ya da bir İnternet kitapçısından başka bir şeyler bulup beğeniyoruz. Ya da tümüyle şehirden, hayatımızdan usandıysak bir bilet alıyoruz uzak bir şehre. Ama dikkat etmeliyiz, bu bir otobüs bileti olmalı. Çünkü hiçbir ulaşım aracı bir şehirler arası otobüs hüznünü yakalayabilmiş değil şu ana kadar.
Demem o ki, bir gün insan başka şeyler denemek isterse önce alışkanlıklarını bırakması, değiştirmesi; en azından bunu denemesi gerekiyor galiba. Bunu yapabilirse gerisi kolay, birkaç kitap, biraz yol, bir de şehirler arası otobüs bileti işte. Ama mutlaka otobüs. Başkası olmaz.
Lütfen./div> <<
<4Yorum:
<
sevgiler./p> <
Kitapçıdan ve Kitapyurdu'ndan kitap almak ise gerçekten çok farklı. Ben artık eskiden müdavimi olduğum Dost'a gidip saatlerce oyalanamıyorum. Ne vaktim var, ne de halim doğrusu. Onun yerine kitap eklerinde avladığım kitapları bir takım kağıtlara yazarak, o kağıtların yarısını kaybetmeme rağmen bedava kargo için muhakkak belli miktarda kitap sipariş ederek kurnaz bir kasaba tüccarının hazzını yaşıyorum.
Alışkanlıklara hiç değinmeyeceğim. Hayatın en büyük rahatlığı ve dikeni onlar sanırım. Daha fazla konuşursam tehlikeli olabilir :)
Çok uzattım, özür.
marruu/p> <
Aslında treni de çok düşündüm, ancak sadece düşünebildim. Çünkü ben hayatımda pek trene binemedim, ben yaştakiler de binemedi. Daha yeni yeni İstanbul-Ankara arası için hızlanınca keşfederek olduk biz trenleri ve inanın ona da dört arkadaş olunca kompartımanda çok zevkli olur diye binmiştik. Fakat trenlere saygım da çok büyük, hiç onlarsız olur mu?
Sevgiler. :)
Sevgilimisohanım,
Bedava kargo aslında çok yararlı bir şey, insanlara fazladan kitap aldırıyor ne güzel.
Dost'un da kitabevleri arasında çok farklı bir yeri var zaten. Ben Remzi'yi de beğeniyorum. Geçen gün gittiğimde iki saat kalmışım içeride. Üç kitap için hem de. Kovmadılar ama yine de.
Uzatın, özür dilemeyin. :)
Sevgiler./p> <
kendinizi zorlayın ve deneyin... bazen güvende olmamak daha iyidir =))/p> <
Sorgu Sual, 2007'den beri.