Bazen öyle olur, bir kişiyi herkes terk eder. Yalnızlık değilse de acıtan, yıkılan hayallerdir. Çünkü birini sevince, ya da pek çok kişiyi, önce içinde yaratıyorsun onu/onları. Yaşatıyorsun, yirmi dört saat, senle. Konuşturuyorsun, cevap veriyorsun, her sözüne. Umut besliyorsun, anlam yüklüyorsun, olan olmayan her hareketine. Sonra, sonra daha çok tanışınca, dışarıdaki içindeki gibi olmayınca, hoyrat davranınca, çabalarına alaycı gülümsemelerini saplayınca, acıtıyorsun. Kendi kendini. İçinde yarattığın bile sana acımazken, içine hapsolan her söz, her nefes, acıtıyor seni. Kırılıyor bir yerler, sesini duyuyorsun.
Küstüğünde hırçınlaşmayanların hüznü hep yine kendi yüreklerini dağlar. Bu yüzden bir hoyrat'a küsmek zor bir karardır. Verildiğinde, suskun duruşluların kaderi hep böyle mum gibi yitip gitmektir. Alevi hüzün olan. Bir tek panzehiri olur hüznün: umut. Bir tek, terk edene duyulan sevdanın içinde saklı. Bitmez, ama kırılgandır, bazen saklanır.
İnsan olmak zor iş, bilsem seçmezdim. İnsanları sevmek, milyon kere daha zor. Sözlerinden başka bir şey kalmamışken kendinde, bir el dudak kenarlarına acıtan kesikleri kondurunca, en çok sevgilinin çekip gitmesi koyar adama. Giderken gülmesi. Anlamayan gözlerini sana dikmesi. Susması. Söylediğinde bile susması. Kanın tadı bile değişir o zaman. Daha hızlı ve sıcak akar. İnsan, daha önceden defalarca terk edilmiş olsa da, yine terk edileceğini bilse de, bekliyor ki o sevgili gelsin, öpsün yine utangaç utangaç, iyileştirsin, sen bağıramazken o bağırsın, söylesin. Ama bu hiç olmuyor, olmayınca da kanıyor kesikler, nefes almak zor, sözlerinden ve hüznünden vücudun sarsılıyor, sen küsüyorsun, dışarıdaki çekip giderken içinde yarattığın sevgili hastane köşelerinde yavaş yavaş ölüyor. İstiyorsun ki elinden bir şey gelsin, gelmiyor.Belki de bu yüzden suskun ve boş bakışlar, en çok yoğun bakımlarda hüzün ve çaresizlik yüklüdür.
yanımdasın susuyorsun,
susuyor konuşmuyorsun,
bakıyor görmüyorsun.
depremler oluyor beynimde,
dışarıda siren sesi var.
her yanımda susmuş insanlar, susmuş.
içimde ölen biri var.
/div>
<<
<1Yorum:
<
Neler yazmışsın böyle. Bir çok kereler okumak lazım şimdi bunu, düşünmek lazım, biraz içmek, biraz ağlamak... Terk edilmekten korkmak, bazılarına aldırmamak, bazılarının asla terk etmeyeceğinden emin olmak...
Bu dudak kenarı konusu çok büyük hüzündür bende. Zamanında bir kalleşlik yapmıştım birine. Dudağının kenarından öpmüştüm, bile bile acıtacağını, acıtacağımı... Pişmanım şimdi. Çok. Ne fayda... :(
Demek insan olmayı sen seçmedin... Bazen bile isteye insanlıktan çıkıyoruz ama, değil mi?
Ah sorgu sual, çok hüzünlü yazmışsın...
marruu/p> <
Sorgu Sual, 2007'den beri.